|
|
YALAN NEDİR.?
Yalan söylemek kendinden kaçış sanatıdır.
Kendini olduğu gibi kabul eden ve özgürce kendini yaşayabilen, yalan
mekanizmasına ihtiyaç duymaz. Yalan mekanizması ile ikna etmeye
çalıştığımız, aslında kendimizden başkası değildir. Bu etrafımızdakileri
inandırmak değil, kendini olduğu gibi kabul edememe zayıflığıdır.
Kendinizden kaçarak kendinizi nasıl öğrenebilirsiniz. Hatayı kabul
etmeden nasıl çözüm üretebilirsiniz.
Başkalarına iyi görünmek, haklı olmak, zayıf yönlerini göstermemek, bu
noksanlıkları kapamak, yalan söylemek ihtiyacını doğurur. Bu yaşamda
hesap vermeniz gereken tek bir kişi vardır. O da kendinizdir. Ne iseniz
o olmaya çalışın. Düşünceniz, sözünüz ve davranışlarınız aynı olmaya
başladığında, kendinizi yaşamaya başlar ve kendinize kısıtlamalar
koyamazsınız. Yalan mekanizmasını kullandığınızda eksik yönlerinizi
görmemezlikten geldiğinizden, bu sizin bilinçsel evriminizin önünüzde
bir duvar oluşturur. Siz zaten olduğunuz gibi mükemmelsiniz. Ne
düşünüyorsanız onu söyleyin ve ne söylüyorsanız onu yapın. KENDİNİZ
OLUN.
5 BÜYÜK YALAN
Konfüçyüs, Hükümdar'ın isteği üzerine
bir süre için şehrin yönetiminde olmayı kabul etti. Yedi gün izledi.
Yedinci gün yüksek memur Şao-Çeng'i idam ettirdi, cesedin üç gün açıkta
kalmasını emretti.
Öğrencileri çok şaşırdılar, yanına gittiler, sordular: "Şao-Çeng
bu şehirde hatırlı ve kuvvetli bir adamdı. Şimdi şehrin yönetimini
aldıktan sonra ilk işiniz onu astırmak oldu. Bu yaptığınız doğru mudur?
Bildiğimiz kadarıyla bu adam haydutluk, hırsızlık yapmamıştı..."
Konfüçyüs "yaptığımın nedenlerini size anlatayım" dedi ve
anlattı: "Dünyada beş ağır suç vardır. Haydutluk ve hırsızlık bunların
arasında değildir, daha sonra gelirler. Bu beş suç şunlardır:
Birincisi: uyumsuz ve asi bir
tabiatla birlikte gözü peklik;
İkincisi: aşağı bir hayat tarzıyla birlikte inatçılık;
Üçüncüsü: çenesinin kuvvetli olmasıyla birlikte yalancılık;
Dördüncüsü: herkesin ayıbını,
kusurunu aklında tutmakla birlikte herkesle dost geçinmek;
Beşincisi: hak ve adalet duygusu olmamakla birlikte yaptığı
haksızlıkları süslü ve parlak gerekçeler arkasına gizlemek.
Şao-Çeng'de bunların beşi de vardı. Nereye gitse taraftar
topluyor, hizipler yaratabiliyordu; aldatıcı fikirlerini parlak
konuşmaların arkasına gizleyebiliyordu; zulmüyle adaleti tersine
çevirebiliyordu. Bütün bunlar birleştiği zaman ortaya çok güçlü bir
kötülük çıkar. Ben de şehir halkı için tasalanmak yerine bu adamı idam
ettirmeyi tercih ettim |